KURTULUŞ GÜNÜMÜZ

  Rufat Şener ADD Gelibolu Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı – Ulusumuzu tutsaklıktan kurtararak, bilimin ve teknolojinin son gereklerine göre çağdaş bir devlet kuran , laik Cumhuriyet yönetimini bizlere kazandıran Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı onurlu tarih yolunda, ilçemiz Gelibolu’nun düşman işgalinden kurtuluşunun 97. yıldönümünü kutluyoruz.
Bilmekteyiz ki, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde gerçekleştirilen Ulusal Kurtuluş Savaşı; yönetimi, içeriği, anlamı, kapsamı ve vardığı sonuçlar açısından tarihte ilk olma özelliği taşır.
Ulusal Kurtuluş Savaşı, antiemperyalist bir savaştır. Hem yurdumuz zenginliklerine el koyarak ulusumuzu sömürge devletlerinin tutsaklığına düşürmek isteyen dış düşmana karşı, hem de onun içerideki işbirlikçilerine, uzantılarına, ortaçağ kalıntısı müttefiklerine yani iç düşmana karşı verilmiştir. Ulusumuzun kimliğini ve yurdunun tarih içindeki yerini okumayı çok iyi başaran önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde zaferle sonuçlanmıştır. Bu Milli Mücadele, savaş ve devrimin eş zamanlı olarak, bir arada yürütülmesinin eseri, halk egemenliğine dayanan, laik ve çağdaş, hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti’ni bizlere kazandırmıştır.
Bu bağlamda Ulusal Kurtuluş Savaşımızın ve sonrası kurmayı başardığımız Türkiye Cumhuriyeti devletinin kendine özgü, özel ve benzersiz bir yapısı oluşmuştur.
Egemenliğin padişah elinde olduğu monarşi yönetimi sona ermiş, kendisini yönetme hakkını Türk Ulusu bağsız koşulsuz eline almıştır. Bireyleri arasında din, mezhep, etnik ayrım görmeyen ulus devlet yapımız, ulus ve ülke bütünlüğünü sağlamıştır. Padişahın kulları olmaktan kurtulan insanlarımız, uygar Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları olmak onuruna erişmiştir. Her yurttaşımız hak ve ödevlerinin bilincine eriştiği hukuk devleti güvencesine kavuşmuştur. Teokratik devlet yapısına son verilmiş, devlet yönetiminde dini inanç ve görüşlerin yol göstericiliği yerine, akıl ve bilimin öncülüğüne dayalı çağdaş yönetim ilkeleri benimsenmiş; laik devlet yaşamı toplum düzeninin temelini oluşturmuştur.
Ulusumuz için, Atatürk’ün “Kurtuluş Savaşı, Türklerin din toplumu durumundan ulus yaşamına geçişidir.” sözü çok anlamlıdır. Çünkü; ulus olmak, ulusal devlet kurmak, çağdaş toplum yaşamına kavuşmak, bu Kurtuluş Savaşı’nın kazanımlarıdır. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Ulusu denir.” sözüyle anlattığı gibi hiçbir etnik ayrım görmeksizin, zafer yolunda koşan, özgür ve bağımsız yaşayacağı bir Türkiye Cumhuriyeti devletini var eden insanlarımız, ulusumuzun onurlu bireyleri olmak övüncünü kazanmışlardır. Yurdumuzun her köşesinde yaşayan, köken ve inanç ayrımı görmeyen, birlikte yaşama istencini paylaşan ve geleceğe dönük ülküler besleyen insanlarımızın Türkiye Cumhuriyeti devleti çatısı altında Türk yurttaşı olmak kimliğini benimsemeleri, bizlere övünç duyduğumuz ulusal devletimizi kazandırmıştır. Bilimin ve çağdaşlığın gösterdiği yolda sosyal, kültürel, ulusal yaşamımızı biçimlendiren Atatürk Devrimleriyle insanlık ailesi içinde yerimizi almak başarımız da, Ulusal Kurtuluş Savaşımızın kazandırdığı bir sonuçtur.
Atatürk’ün “Dumlupınar Meydan Muharebesi, Türk Ulusu için çok önemli bir dönüm noktasını oluşturur. Bu zafer yalnız bizim tarihimizde değil, dünya tarihine yön veren bir kesin etki oluşturmuştur. Bu zafer, Türk Ulusunun özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz bir anıtıdır.” sözleri, Türk Ulusunun onurlu yaşama istencini anlatmaktadır. Bu irade, maddi ve manevi tüm gücüyle Türk ordusunun bütün mensuplarının şahsında yaşanmıştır. Ulusumuzun bağrından yetişen Mustafa Kemal gibi nice Mehmetçiğimizin kanlarıyla yazdıkları zaferler, bizlere göklerimizde dalgalanan Türk Bayrağı altında, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında özgür ve bağımsız yaşamak hakkını sağlamıştır. Tarihimizin bu büyük zaferlerini yazan şehitlerimize, gazilerimize büyük bir vefa ve şükran borcu içinde olduğumuzu biliyoruz. Onların vatan yolunda can vermişliğinin sırrını yüreklerinde taşıyan Mehmetçikler, bugün de Atatürk’ün deyişiyle “Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesi” olarak görevlerini onurla, canla başla yerine getiriyorlar. Ki teröre karşı önlem aldığımız uygulamalar içinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güney sınırlarımız ötesinde Suriye topraklarında gerçekleştirdiği Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekatı’nın da, bu ilkeyi korumak adına verildiği bir gerçektir.
Ulusal Kurtuluş Savaşımıza giden yol Gelibolu’da açılmıştır. Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal , adını tarihe bu topraklarda duyurmuştur. Dünyada emperyalizmi yenilgiye uğratan, sömürgecilerin yayılmacı projelerini tarihin çöplüğüne atan, tüm mazlum uluslara esin ve güç kaynağı olan, gerçek anlamda evrensel bir önder bildiğimiz Atatürk, bugün de İlke ve Devrimleriyle Türk Ulusunun hiç sönmeyecek ışığı olmaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerimizle, Milli Mücadele’yi zaferle sona erdiren ulusumuzun çocukları olarak, Gelibolu’nun düşman işgalinden kurtuluşunun 97. yıldönümünü kutluyor, ulusumuzun özgürlüğünü, vatanımızın bütünlüğünü korumak göreviyle canlarını feda eden şehitlerimizi, ve eşsiz Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyor, gazilerimize şükran duygularımızı sunuyoruz.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın