Çanakkale’yi Gezdiniz mi?

Eğer ben Gelibolu’yu gezdim,benim Gelibolu Yarımadası’nda görecek bir yerim kalmadı ki diyorsanız, biz de diyoruz ki;
Ya Çanakkale’nin ilçelerini gezdiniz mi?
Peki çok basit bir soru ile başlayalım mı?
Lapseki Umurbey’in içinden geçerek asfalt yoldan Çan’a yada Biga’ya gittiniz mi?
O muhteşem meşe,kestane ormanlarının bulunduğu rengarenk ormanları,Çan Ormanları,bu ormanların içinde buz gibi yüzlerce kaynak sularının aktığı çeşme başlarında oturup hiç kuş seslerini dinlediniz mi?
Ya da Dumanlı, Yaylalar,Karaömer,Beybaş,Bağcılar,Kızılkeçili gibi yerleri gezip dolaştınız mı?
Lapseki’nin içinden Biga’ya, Umurbey’den Çan Kocayayla’ya gittiniz mi? O muhteşem, kestane ormanlarında mola verip Dondurma Köyü’nün çıkışındaki yaz, kış akan çeşmelerden buz gibi kaynak suları içerek içinize ormanların çiçek kokan oksijenini çektiniz mi?
Çan’a indiğinizde bir gece Kaplıcalarda dinlenerek, şifalı sulardan banyo alıp usta ellere masaj yaptırdınız mı? O usta ellerle bir yıllık yorgunluğunuzu orada bıraktınız mı?
Yenice’ye doğru giderken Terzialan Beldesi’ne girmeden o ovalardaki onlarca köyün konumunu bir tepeden izlediniz mi?
Yenice’de Gelibolu’da olmayan sebze kurutma fabrikası, tahtaparke fabrikaları, konserve fabrikalarını gördükten sonra, bizdekilerin neden yok olduğunu sorguladınız mı?Onlarca balık konserve, salça ve sebze konserve fabrikalarımızın neden yok olduğunu düşündünüz mü?
Yenice’den Hamdibey’e, Kalkım’a giden yolla Edremit’e,Havran’a çıkan o muhteşem renk, renk, ton,ton bezenmiş Kazdağları’nın bin 600 metrelik zirvesine,hanlara doğru misler kokan dağ çiçekleriyle süslü asfalt yolları aştınız mı?
Hanlarda buz gibi şarıl,şarıl akan onlarca çeşmeden sular içip, Ayşe Hanım’ın meşhur kuru fasulyesinden yediniz mi?
Edremit ve Havran’a 5 km kala dağdan aşağı inerken, Edremit Körfezi’ni Midilli Adası’nı, Burhaniye’yi ve bu düzlüklerden dağa doğru mis gibi yayılan zeytinçiçeği kokusunu ciğerlerinize çektiniz mi?
Havran’ın üzerine geldiğinizde karşınıza çıkan ve asırlar boyu kapatılmayacak kadar büyük 150 -200 metre derinlikteki devasa çukuru görerek, içiniz burkuldu mu?
Altıncıların on yıllardır kazıp, toprağını alıp,içindeki cevheriyle birlikte taşıyıp, yüzbinlerce ağacı, bitkiyi böceği ve en önemlisi köylerin suyunu mahvettiği o korkunç çukurun gözyaşlarını görebildiniz mi?
Dağdan inince ister bir gece Körfezde,isterseniz geri dönüp Yenice’nin tertemiz çokta ucuz otellerinde kalarak arabanızın bagajını ucuz, organik çileklerle doldurabildiniz mi? Eğer Ağustos’ta giderseniz burada her türlü organik sebzeyi de bulabilirsiniz.
Ertesi günü Yenice’de ya da Çan’da kaldıysdanız oradan kısayoldan Çan üzerinden Bayramiç’e geçmeyiniz.Çan Terzialan ‘a giderek, oradan Ozancık Eskiyayla, Kızılelma yoluyla Bayramiç’e dereboyunca o güzel yollardan o muhteşem tabiat manzarası içinde Yeilköy’ü,Karaköy’ü, Derekol boyunca sindire, sindire gezin oradan da o muhteşem yer…!
Devamı yarın…

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.