Çamur Atmayı Değil,Gerçeği Öğrenelim mi? (2)

Alınan Karar Sonrası, Etem Bey; “Recep benimle çalışacak, Mehmet Alemdaroğlu ile Mehmet İrdesel çalışacaklar diyerek çalışmalara başlanıldı. 1966 yazından başlanarak bu çalışmalar bir yıl sürdü.Basılmasına karar verilen bir tanıtım kitabından ziyade önce bir kitapcık,sonra da ciddi bir kitap basalım deniyordu.
1966 Temmuzuna gelindiğinde Etem Hocamın bana yaptırdığı araştırmalar sonucu işlerin dışında, onu Osmanlıca yazdığı notların dışında hiçbirşey yoktu.
Birgün Süleyman Tokgöz Ağbeyime;
“Ağbey bu kalabalıkta kimsenin yapacağı birşey yok.Ben kağıdını alsam, dizsem, pazardan pazara, geceleri de nasıl olsa çalışılmıyor(matbaada) 5-10 bin tane bir tanıtım broşürü basmama izin verir, yardımcı olurmusun ağbey!…”
O, rahmetli benden daha çok heyecanlıydı.Tamam sen al kağıdı, diz kalıpları 10 günde basarım, dedi.Kağıt ısmarlandı ilk anda 5 bin, daha sonrada 5 bin basmak üzere gazete sayfası büyüklüğünde 4 sayfa bir broşürü sekiz günde gece gece bastık.
Broşür önce ikiye,sonra tekrar ikiye, ve bir kez daha 2 ye katlandığında bayada güzel duruyordu.
Allah razı olsun, kadim dostum, akrabam, arkadaşın Dursun Zorlu’yla bunların bin tanesini katlayıp, zımbalayıp üzerlerine de PTT’den aldığım bin adet 5 kuruşluk pulları yapıştırıp Türkiye’de o zaman hangi ilde, hangi ilçede kütüphane varsa önce kütüphanelere, sonra turizm derneklerine,valiliklere ve Marmara, Ege bölgesindeki ilçelerdeki ilköğretim müdürlüklerine postaladık.
Bu işi 20 günde bitirmiştik.Broşürü açtığımızda şu elinizdeki gazetenin 4 sayfası gibi oluyordu.
Nurlar içinde yatsın Süleyman Abi, baskı için 10 para almadı.Bizde dizdik, katladık üstlerine adresleri yazdık, üzerlerinede (o zaman) 5 kuruştu pullarını yapıştırdık postaneye teslim ettik.
Kalan 3800 tane daha vardı.300 -400 tanesini Gelibolunun içinde dağıttık.Dernek binasına da 2 bin tane bıraktık.Her gelen turiste (yerli – yabancı) 2’şer, 3’er veriyorduk.
Bizim üstatların kitap yapma, ingilizce broşür yapmaya niyetleri yoktu.Herkes bir alemdi.Bu arada dernek bünyesinde değişimlerde olmuştu.
Broşürün ilk sayfası Gelibolu’nun 1354 öncesi,Osmanlı dönemi ile donanma komutanlığı dönemini, Gelibolu’da bulunan tarihi kişilerin kabirlerini, 1.Dünya Savaşı’ndaki yaşananları o zaman hala yaşayan gazilerin ağızlarından anlatılıyordu.
2’inci sayfada, Gelibolu’ya nasıl ulaşılır, nerede kalınır, ne yenir, nereleri görmelisiniz, diye bölümlerle önemli telefonlar vardı.
3.sayfasında Namazgah, Hallacı Mansur Mekanı, Bayraklı Baba(Karacabey Türbesi) Kale Burcu, Mehmetçik Anıtı, Atatürk’ün mermi kovanlarından yaptırdığı anıtın resmi Kaptan Paşalar,Soruca Paşa’nın, Ali Baba’nın türbe resimleri bulunuyordu.
4.sayfada Gelibolu Yarımadasının bir haritası(yarım sayfa) üzerine işaretlenmiş görülmesi gereken yerler ile yarım sayfada , Bolayır Gazi Süleyman Paşa, Namık Kemal türbeleri ve Çimpe Kalesi bulunuyordu.
Bu bröşürleri 1968 yılına kadar kullandık.Ben, 1968 yılında tam Burhanlı Köyü’nün Eceabat çıkışına Merhum Ziya Bey’in tarlasındaki yarım kalmış 4 tane oda ile sahildeki şantiyesini kiralayarak, 1200 lirada masraf ederek ilk campingi açtım.
Eşimin üzerine açtığım bu camping Edirne’den Çanakkale’ye kadar yol üzerindeki ilkti ve Mayıs ayından başlayarak ta kasıma kadar çok güzelde iş yaptı.
Başında o yıl lokantısını kiraya veren merhum Orhan Aş Abiyide getirip oturtunca Gelibolulularında çok güzel bir kır lokantası oluverdi.
Dernekte artık herkes kendi başına birşeyler yapmayı planlıyordu.Av.Akın Abi, Akın Çakmak Abimiz dernekten ayrıldılardı.Bende, meciyle hiçbirşey yapılamayacağına karar verdiğimden ,ilk adımı atarak ve cebimden 450 tl, harcayarak (165 tl.kağıt+50 tl,5 kuruşluk bin tane pul 90 tl mürekkep,200 tl de Hakkı Keçili Merhuma taksi parası)Gelibolu’da ilk tanıtım broşürünü yapmanın onurunu yaşadım.
Bunu başarınca cesaretlenerek daha ciddi ve daha güzel neler yapabilirime girerek çalışmalarımı ulusal basında arttırmaya karar verdim.Çünkü o zaman ne TV,nede sosyal medya vardı.Herkes gazete okuyordu.
3 yıl yazı yazdığım, röportajlar yaptığım gazete Akşam günde 1 milyonun üzerinde satış yapıyordu.1966’da yazmaya başladığım Hürriyet önemli atılımlarla 500 bine çıkmıştı.Tamda bedava Gelibolu’yu tanıtma zamanıydı.(Yarın sürecek)  

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.