Gelibolu Kara Savaşları (4)

KUMKALE ÇIKARMASI
Evet, 25 Nisan sabaha karşı başlayan kara savaşları, her yerde tüm hızıyla sürüyordu.Sabah saat 10.30’da Kumkale’ye çıkan Fransızlar kıyıya çıkardıkları Tugay’ı yerleştiriyorlardı.
Bu kıyının savunmasından sorumlu 15 nci Kolordu Komutanı Waber Paşa’ydı.Paşanın fikri, gündüz karaya çıkan düşman gece taarruzuyla denize dökmekti.
Bu nedenle kıyılarda küçük birlikler bırakmış , emrindeki 3 ncü ve 11 nci tümenleri de geride toplu olarak bırakmıştı.
Öncü birliklerimiz, Fransızların karaya çıkışlarını alaylarına bildirir bildirmez, 3 ncü Tümen hemen alarma geçilerek derhal Tümene bağlı alaylar savaş düzenine geçirildiler.
Kısa sürede 5 Piyade Taburu ile bir Topçu Taburu bölgeye sevk edilerek bu birlikler 39 ncu Alay Komutanı Nurettin Bey’in komutasına verildiler.
Alay Komutanı Nurettin Bey, bu taburu derhal Kumkale sahillerinde, çıkarma yapan Fransızlarla sabahtan beri kahramanca çarpışan 6 ıncı Bölük’ün yardımına sevk etti.Diğer mevzilerde ayrı ayrı diğer taburlar tarafından takviye edildiler.
Ne varki birliklerin kıyıdan uzak olmaları bu birliklerin ancak saat 16:45’de toplanabilmelerine neden oldu.Tümen Komutanı, Alay Komutanı Nurettin Bey’e; Fransızlara gece taarruzu yapmalarını emretti.Alay, Kumkale ‘nin güneyine ancak 17.30’da toplanabilmişti.Yarım saatlik bir yerleşimin ardından saat 18:00’de karşı taarruza geçildi.Köye kadar gelmiş olan Fransızlarla müthiş bir savaş oldu.Göğüs göğüse, boğaz boğaza süren savaşta önceleri Fransızlarla müthiş bir savaş oldu.Göğüs göğüse, boğaz boğaza süren savaşta önceleri Fransızlara büyük kayıplar verdirildi.
Fakat; arkadan gelen bildiklerimizin gece karanlığında rastgele arkadan açtıkları yoğun ateş ettiği belli olmuyordu.
Bu arada büyük kayıplar veriyorduk.Yaptığımız taarruz başarılı olmamıştı ve hemen durduruldu.
Kumkale’de 25 Nisan taarruzu gece yarısından önce tamamlandı ve askerlerimiz köy mezarlığına doğru geri çekildiler.
Arıburnu’ndaki başarılı savunma sürerken 3 ncü Kolordu Komutanı Esat Paşa deniz yoluyla Gelibolu’da Eceabat Kilye İskelesine gelerek, Maltepe’de 19 ncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal ile buluştu.
Esat Paşa’yla, o saate kadar yapılanları konuşan 19 ncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal, Esat Paşa’ya; Tümeninin bütün gücüyle, Anzakları denize dökmesine müsade edilmesiyle ilgili olarak orduya yaptığı önerilerine yanıt alamadığını anlattı.Esat Paşa, bu teklifiyerinde buldu. Arıburnu Cephesi Komutanlığını Yarbay Mustafa Kemal ‘ e vererek “27 nci Alayı da, tümeni emrine almak suretiyle,Anzak’ları denize dökme” emrini verdi.
Bu emri alanı Mustafa Kemal, derhal Bigalı’daki Kurmay Başkanı İzzet Bey’i arayarak 77 nci ve 72 nci Alay’da 57nci Alay la birlikte geri çekilmekte olan İngiliz’lere hücuma kalktılar. 27 nci ve 57 nci Alaylarda hazırlıklar hızla tamamlanırken, 77 nci ve 72 nci Alaylarda Conkbayırı’na doğru gelmekteydiler.
Bu sırada çıkarma işlemlerini tamamlayan 1 nci Avustralya Tümeni, iki tugayı ile savaşırken, bir tugayı da ihtiyat kuvveti olarak kıyıda mevzileniyordu.2 nci Avustralya ve Yeni Zelanda Tümenleri de hızla kıyıya çıkıyorlardı.
Bigalı’dan yola çıkan 77 nci Alay, saat 11:45’te cepheye ulaşmıştı.27 nci Alayla birlikte , gemilerin yoğun bombardırmanlarına rağmen ; ağır ağır ilerliyor ve kıyıya çıkan birlikleri geri doğru sürüyorlardı.
72 nci Alay Conkbayırına gelmekte gecikmişti.Saat 16:30’da bir taburu ancak 57 nci Alay destek olmaya başladı.Bu sırada 57 nci Alay Düztepe sırtlarını geri almaya çalışıyordu.Buradaki savaşlar adeta sırtları kan gölüne çevirmişti.
Allah Allah! nidalarıyla süngü savaşı veren Mehmetçiklerimiz, kendilerinden kat kat üstün güçlerle iman gücüyle iman gücüyle , vatan aşkıyla çarpışıyorlardı.Anzakların çarpışan iki tümenine karşı, bizim ancak saat 14:30’dan sonra sadece dört alayımız cephedeydi ve daha da kötüsü, askerlerimizin üzerine gemilerdeki toplardan mermi yağdırılıyordu.Tüm bu olanaksızlıklara rağmen, Anzaklar bozguna uğratılarak, geri çekilmek zorunda kaldılar.
57 nci ve 27 nci Alayların başarılı taarruzları sayesinde Kılıçbayırı, Kanlısırt ve Albayrak sırtları geri alınarak hedefledikleri Kocaçimen- Conkbayırı çizgilerinden çok gerilere itildiler.
Şimdi koca bir Anzak Kolordusu, tonlarca yüküyle ve hayvanlarıyla, adeta sırt sırta daracık bu sahil şeridine yığılmışlardı.
Anzaklar ağır kayıplara uğramışlardı.Binlerce ölü ve yaralı vardı.Şaşkın ve dehşet içinde yaşama umutlarını yitirmişlerdi.Toplu birlikler darmadağın olmuşlardı.Kıyıda kumsallar yaralıdan geçilmiyordu.
Devamı yarınki sayımızda

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.