DÜNDE BÖYLEYDİ BUGÜNDE AYNI…(!)

Dünkünün adı bankerlikti, bugünkünün adı kripto para… Dünde bankerler para topluyorlardı, bugünde kriptocular para topluyor.
Dünde bankerler paranıza para kazandıracaksınız vergi yok sorgu yok, yatır 100 bin TL 1 Yılda olsun 150 bin TL diyorlardı.
Bugünde,birebir aynını söylediler.Yatır paranı al bir kucak para dediler.
Dünde bankerlerin arkasında koca koca adamlar vardı.Bugünde, aynen öyle çıkacaktır.Kuşkum yok.
Dünde cebinde hiç parası olmadan 17 -18 yaşındaki çocukların adları vardı.Sonra arkalarında etiketleri büyük adamlar olduğunu gördük.(Banker Yalçın gibi)
Bugünde 26 yaşındaki bir genç binlerce insanı dolandırıyor ve gümrük kapısından 290 bin dolarlan elini, kolunu sallayarak Arnavutluğa gidiyor.
1975 sonrası İstanbul’da birçok işadamı, bürokrat, üst rütbeli asker ve bürokrat ünlü gazeteciyle tanışıp sohbet etme şansım oldu.
Ben 1975’te Güneyli Köyü altındaki koyda aldığım tarlaları parselledikten sonra yapılaşmaya başlamıştım.1980 öncesi de Çanakkale İl Genel Meclisi Üyesi ve Gelibolu İlçe Başkanı olduğum içinde geniş bir çevrem vardı.Bu çevrem 1976 başından başlayarak 1986 ya kadar İstanbul’da yüzlerce insana arsa ve ev satarak daha da genişlemişti.
Rahmetli Demirel 24 Ocak 1980’de aldığı fakat uygulayamadığı ekonomik kararları ihtilalinin ardından,ihtilalciler tarafından uygulanmaya konunca birden yükselen faizler yüzünden piyasalar bugünkü gibi büyük krizler yaşadı.
Bu krizler, bankerliği getirdi.Bankalar çok yüksek faizlerle, paralar toplamaya başlayınca birçok kişi evini, dükkanını satarak paralarını bankerlere verdi.
İlk aylarda güzel karlar ediyorlardı.Bunları görenlerin sayıları her geçen gün artıyordu.Adeta bankerlerle para yatıranlar yarışıyorlardı.
Birgün Beyoğlu’nda bir otelin lobisinde beni Kastelli ile tanıştırdılar.Çok zeki adamdı.Ne iş yaptığımı sordu;
“ Gazeteci olduğumu, ama şuanda arsa ve inşaat işi de yaptığımı söyleyince benimle ilgilendi ve dedi ki:
“Bugünün işleri değil yaptıkların arsaları, evleri satamazsın, faizler çok yüksek millet ev tarla almaz” dedi.
“Doğru söylüyorsunuz satılmıyor 15 milyon sattığım evler, 3 milyona veren müşteri bulamıyorum”dedim. (O zaman 6 sıfırlı milyon yıllarıydı)
Vermezler herkes parasına para kazanıyor.Zeki çocuğa benziyorsun.Sat arsaları 3- 5 deme yatır bize” dedi.
“Güldüm,şimdilik idare ediyorum”dedim.Birgünde Şişli’de Gelibolu’da oturan bir arkadaşın açtığı bankerlik bürosuna gittim.İçeride Hürriyet Gazetesi’nde çalıştığımda beraber çalışmış olduğumuz iki arkadaşım vardı.Erdoğan Kral ve Arap Turgut.
Oysa, 5 yıl önce bu Gelibolulu arkadaşa onları ben tanıştırmıştım.Orada beni görmekten çok rahatsız olmuşlardı.Onlar bu Gelibolulu arkadaşı bankerlik işine sokmuşlardı.Maalesef o arkadaşımız sonra Gelibolu’da kendi kafasına sıkarak yaşamına son verdi.
Banker Kastelli’nin ölümü de korkunçtu.Bankerlerin Avukatlığını yapan Enver Buruloğlu’nun da ölümü korkunçtu.
Bugün, bankerlerin bir değişik versiyonlarını görüyoruz.O gün de sorgusuz, sualsiz paralar toplanmıştı.Bugünde aynının yapıldığını görüyoruz.
Kastelli ile tanışmamızdan 4 ay sonra kendisiyle birgün Şişli Halk Bankası Müdürü Cavit Aşkaroğlu’nun yanında karşılaştık ve konuştuk.
Bana “işler nasıl?”dedi.
“Bereket versin orta”demiştim.
Bana akıllı bir gençsin, akıllı işler yapsana sen”dedi.
Nasıl işler diye sordum?
Çok para kazanacağın işler yapmalısın!”dedi.
Ben onu dikkate almadığımı görünce anlatacağımı dinle kulaklarını aç dedi.Buyur abi dinliyorum dedim.
“Sen orakla buğday biçiyorsun.Şimdi artık biçerdöver var.Biçerdöverle biçeceksin kerizleri, bu kerizlerin ne sayısı ne de paraları bitmez.Kafanı çalıştır.”dedi.
Sağol teşekkür ederim.Uymaz abi dedim yanlarından ayrıldım.
Sonra ne oldu biliyor musunuz?
Aşkaroğlu O’nu dinlemiş ki Halk Bankası’nı milyonlarca dolandırarak Suudi Arabistan’a kaçtığını duydum.Orada bir camiye İmam olmuş.
Peki bu kerizleri kim koruyup, kollayacak…?
Önüne gelen bir büro açıp bu saf, temiz duygulu insanları hep yakaladıkça öpecek mi..?
Her gün TV’lerde kuma kadın satanlar ailelerin diplerine dinamit koyan p..z..kler kandırıp evlenme vaadiyle kandırdıkları kadınları satanlar; Allah ,Peygamber diyerek vaazlar verip cehennemde yanmayacak kefen satanlar ben cennete girerken müritlerimi arkamda bırakmam, onlar benim önümde cennete girecekler diyerek, gariban, saf, tertemiz insanlarımızın parasını malını açtıkları vakıf altındaki meçhullere taşıyanlardan bu cahil, saf, temiz insanları kim koruyacak..?
Bizim tarikatlarımıza, cemaatlerimize girerek cennete önden girecekler diyerek ahlaksızlarla kim ilgilenecek..?
Savaşta, en önde toprağa düşenler midir aptal olanlar yoksa cepheye giderken kaçıp, kurtulanlar mıdır..?
Elbette gerçek aptallar vatanı için ölmeyip kaçanlardır.Onlar bu dünyanın saltanatına, ışıklı hayatına şahşahasına ve yalanların ipine sarılanlardır.
Gerçek olan hayatta vatanı için ölenlerdir.Şerefli olnlar da onlardır.Rabbimizden başka kimse hiçbir kul insanları cennetine alacağını söyleyemez.Bu milleti bu adamlardan kim koruyacak?
Gerçek korunacak insanlar da bunlardır.Bu insanlarımızı da elbette DEVLET BABA korur.Devlet, insanları kandıranlara yol vermez, geçit vermez…
Hukuk Devleti’nde Sosyal Devlet anlayışı vardır.
Vatandaşın sosyal hayatın, yaşamını zehir edenlere fırsat verilmemelidir!
İnsanlar hep geleceğin daha güzel olacağına inanırlar.Onlara geçmiş daha güzeldi dedirtmemek gerekir..!            Recep YÜZÜAK

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.