Gelibolu Kara Savaşları (7)- Recep YÜZÜAK

Sadece bir Türk takımıyla korunan bu sırtlara öylesine bir bombardıman yapılıyordu ki, zaten toprak ve taşla yapılan mevziler tamamen harap olmuştu.Askerlerimiz bombaların açtıkları çukurları atlayarak kendilerine siper yapıyorlardı.
24 filika ile sahile yaklaşan İngilizler , kıyıya ulaştıkları anda, bir rüzgar gibi esen ateş dalgası ile karşılandılar.Bu ateş dalgası, İngilizleri perişan etti.Çoğu filikalardan inemeden öldüler.Kıyıya çıkabilenlerse, dik yamaçlara adeta tırnaklarıyla tutunarak saklanmaya çalışıyorlardı.
Türk Takımı İngilizlere göz açtırmazken , donanmada yoğun atışlarla siperlerimizi bir cehenneme çeviriyordu.Siperlerden baş kaldırmak mümkün değildi.Gökten yağmur gibi bombalar yağıyordu.Tüm bu dehşete rağmen büyük bğir cesaretle coşan ve İngilizlere taarruz a kalkan Mehmetçiklerimiz İngilizleri burada da mevzilerinden sökerek denize sürüklüyorlardı.
Generel Hamilton’un bütün planları Alçıtepe’yi ele geçirmek üzerine yapılmıştı.Beklenen olmamıştı.Amiral Carden ve Amiral Robeck gibi, Hamilton’da, kara savaşlarının ilk gününde beklediği sonuçlara ulaşamayarak umutları hayalden öteye geçememişti, geçemeyecekti de ..
İngilizler Seddülbahir Bölgesinde beş ayrı yerden başlattıkları bu çıkarma harekatında , Teke Koyu’nda bir tabırla bir bölük askerimiz tarafından perişan ediliyor, Ertuğrul Koyu’nda ise; üç tabur, bir istihkam bölüğü ile geçmeye çalışırken, bir bölüğümüz tarafından (10 ncu bölük )%70 bir zayiatla denize dökülüyordu.Takviyeli bölüğün 300 tüfekli gücünekarşı buraya çıkan İngilizlerin , bir İrlanda Taburu, 2 özel taburu ile, 1 özel bölüğü ve onlara destek gemilerinden siperlerimize yağdırılan 4650 bombaya rağmen kahraman askerlerimizin ateş kasırgası içinde kıyıda boğuluyorlardı.
İkiz Koyu’nda ise,9 kişilik bir Gözetleme Birliğimiz bir tabur İngiliz askerini saatlerce oyalayarak durduruyordu.
Türk Mehmetçikleri yeni bir destan yazıyorlardı.Kendilerinden 30-40 kat güçlü İngilizleri perişan etmişlerdi.
Subaylar bir avuç askerle;
“Arslanlarım, evlatlarım!Dayanın vatan selameti, gayret zamanı” sözleriyle askerlerini coşturarak göğüs göğüse çarpışıyorlardı.
Öğleden sonra çıkan birliklerin sayıları arttı.Türk Birlikleri karşısında gittikçe sayıları artan İngilizlerin, karaya çıkan tabur sayısı 10’u bulmuştu.İngilizler Aytepe’yi ele geçirmeye çalışıyorlardı.İkiz Koyu’ndan Tekke Koyu’na 7 taburlarını toplamışlardı.Karşılarında ise,bir taburu bulmayan, 3 bölükle savunma yapan birliklerimiz çetin savaşalar yapıyorlardı.
Aytepe’yi ele geçirmek isteyen İngilizlerin iki taburu ile verdiği şehitlerle mevcudu 40 kişiye inen bölüğümüz arasında iki saati geçen çarpışmalar oldu.
İkiz Koyu -Teke Koyu hattında ise, 7 taburlu 2 İngiliz Tugayı ile 3 bölüğümüzün savaşı İngilizler’i bile şaşaırtmıştı.
Alay’dan takviye bekleyen 3 üncü Tabur Komutanı Binbaşı Mehmet Sabri, siperden sipere koşuyor, sırtında mermi sandıklarını taşıyarak
“Dayanın arslanlarım az sonra takviye gelecek ve süngü hücumuyla düşmanı denize dökeceğiz”diyerek erlerimizin morellerini canlı tutmaya çalışıyordu.
Savaş şiddeti arttırarak hızlanıyordu.Çok az sayıda kalan birliğimiz, binlerce kişilik İngiliz Taburları karşısında daha fazla dayanarak saat 17.40’da tepeyi bıraktılar.
Ertuğrul savunmasında olağanüstü bir kahramanlık gösteren Yahya Çavuş, Aytepe’nin sarıldığını duyunca bulunduğu mevzilere bir miktar kuvvet bırakarak Aytepe’ye yönlendi.Fakat onlar yetişinceye kadar tepe düşmüştü.Tekrar mevzilerine çekildiler.
Aytepe’nin düşmesi 3 üncü Taburun durumunu daha da ağırlaştırılmıştı.Tabur Komutanı, 9 uncu Bölükle birlikte İstihkam Bölüğünü de hücuma kaldırarak İngilizlere saldırdı.
Kükremiş arslanlar gibi düşmanın üzeri atılan Mehmetçiklerimiz, İngiliz Birlikleri’ni karmakarışık yaptılar.Boğaz boğaza bir savaş başladı.İngilizler denize 200 terkeye kadar sürüldüler.
Artık, hemen her yerde İngilizler’le yakın temas kurulmuştu.3 üncü Tabur ‘un%40’ı şehit olmuştu.Takım Komutanlıkları çavuşlara kalmıştı..
İngilizlerin durumu da hiç iyi değildi.29’uncu Tümen’in Ertuğrul Kanadı kıyıda sıkışmış vaziyetteydi. 26 ncı Alay sıkıntılıydı.3’üncü Tabur’un yardım isteklerine alaydan bir cevap gelmiyordu.
Alay Komutanı ısrarla, 9 uncu Tümen’e durumlarını bildirmesine rağmen bir emir gelmiyordu.
Nihayet saatler 14:30’u gösterirken gelen bir telefon emri, yüreklere su serpti.Nihayet çok geçte olsa 25 nci Alay, 26 ncı Alay ın 3 üncü Taburunu Zığındere ve Kirte’ye yönlendirerek taarruza geçmesini istedi.
Tabur uzaktan, gemilerin tarafından yoğun bombardımana tutulmasına rağmen, İngiliz mevzilerine taarruza geçerek saat 17:00’ye kadar yakın mevzi savaşları yapıldı.İngilizler etkisiz hale getirilerek, İngilizlerin moralleri fena halde bozuluyordu.
26 ncı Alay.’ın 3 uncu Taburu hala sıkıntıdaydı.Aytepe düşmüştü.Buradaki küçücük bir müfrezemiz ise, hala direnmeye devam ediyordu.Gece yarısına kadar direnen askerlerimiz, gece yarısına kadar direnen askerlerimiz, gece yarısından sonra geri çekilmek zorunda kalıyordu.
25 nci Alay’ın iki taburu, bir Ağır Makinalı Tüfek Bölüğü ile birlikte Seddülbahir – Teke Koyu hattına yönlendirilerek İngilizlerin denize dökülmesi istendi.
25 nci Alay’ın gün boyunca yardım isteklerine yanıt vermeyen ve birliklerini 9 uncu Tümenin emrine rağmen geç sevkeden 26 ncı Alay komutanının bu durumu, hem İngilizlerin daha çok ilerlemelerine hem de birliklerimizin daha fazla kayıplar vermesine neden olmuştu. 25 nci Alay Komutanı İrfan Bey’in bu davranışı daha sonra onun yargılanmasına neden oluyordu.Devamı Yarınki sayımızda

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.