MATBAANIN OSMANLI İMPARATORLUĞU’NA GİRİŞİ

Matbaa Osmanlı’ya neden geç geldi? (7)

Matbaa Osmanlı’ya gelmeden önce kitaplar yüzyıllar boyunca el yazmalarıyla yazılıyordu. Avrupa’da olduğu gibi Osmanlı’da da el yazmalarının daha çok dini kitaplar olduğu görülmektedir. Yazma eserler birinci elden tarihe kaynaklık etmelerinin yanında sanat harikaları olma özelliği de taşıyorlardı. Yazma eserlerde nesih, sülüs, muhakkak, divani ve rikaa gibi yazı türleri tercih edilmiştir. Arap alfabesinde harflerin kıvrımlı olması sanat yazısı olarak gelişmesinde ve süslemeye elverişli olmasında önemli bir etkendi. Bu eserlerde görsellik çok önem taşıyordu ve birçok süslemeler yapılıyordu. Bu süslemeler bile bazı meslek dallarının doğmasına vesile olmuşlardı. Ciltçilik, minyatürcülük (küçük resimler), ebru, tezhip (altınlama, yaldızlama) hattat gibi birçok sanat dalı meydana gelmişti. Bu meslekle uğraşıp geçimini bu yoldan sağlayan birçok insan vardı ve hattatların usta-çırak ilişkisi içinde gelişerek varlığını yüzyıllardır korumuşlardı.
Daha çok Kur’an gibi dini kitaplar yazıldığı için bu kitapların kusursuz hatasız yazılması gerekiyordu ki bu da ciddi anlamda el emeği ve zaman gerektiren bir durumdu. Bir kitabın yazılma süresi ayları hatta bazen yılları bile bulabiliyordu. Bunda hangi tür yazıyla yazıldığı ve ne tür bir kitap olduğu gibi konular önemliydi. Yazılan kitapların çoğaltılması ise ayrı bir meseleydi.
Matbaanın Osmanlıya geç geliş sebebini dini sebeplere bağlayan genel bir görüş söz konusu olsa da bununla ilgili bir bilgiye rastlanmamıştır. Matbaanın günah olduğuna dair aksi bir fetva yayınlanması ya da devletin matbaayı yasaklaması söz konusu olmamıştır. Ayrıca 1730’da çıkan Patrona Halil isyanı gibi ayaklanmalarda bunun gündeme getirilmesi ya da herhangi bir toplum kesiminden bir tepki geldiğine dair herhangi bir kanıt yoktur. Sadece yukarıda belirtildiği üzere hattatlar ve hayatlarını eser çoğaltmakla kazanan müstensihler gibi bu meslek grubunda olan sanatkarlar, ilk başlarda paniye kapılmış olsalar da dini kitapların matbaada basılmayacağına dair bir fetva yayınlandıktan sonra bu meslek grubunun geçimini sağlayacak geniş bir alan bırakılması onları yatıştırmıştır.
Niyazi Berkes bunu şöyle açıklamıştır: “Osmanlı sisteminde meslekler imtiyazlı, beratlı loncalardı. Hattatların hoşnutsuzluğuna yol açan gerçek sebep, matbaacılığın başlamasıyla yeni bir beratlı mesleğe müsaade edilmiş olmasından ileri gelmiş olması muhtemeldir. Basımcılık Il. Mahmut zamanına kadar devletçe verilen bir tekel olarak kalmıştır. Ancak gazeteciliğin başlamasından sonra özel bir girişim işi olabilmiştir.”
Yine Londra Tarih Cemiyetinin üyelerinden Graf Marsilli’ni 1737′ de Petesburg Akademisi Matbaasında basılmış olan eserinde hattatların direnişi konusunda şunları yazar.” Hakikaten Türkler kendi kitaplarını bastırmazlar. Bu da zannedildiği gibi tab’ın onlar için memnu bir iş olduğundan ileri geldiği de katiyen doğru değildir. Ancak bu keyfıyet Türklerin mübeyyiz ve müstensihlerin ekmeğine mani olmayı asla istemediklerinden ileri geldiğine şüphe yoktur. Benim İstanbul’da bulunduğum zaman bu mübeyyiz ve yazıcıların adedinin 90 bin kadar olduğunu anladım” demektedir.
Bunlardan çıkaracağımız sonuç şudur: Matbaacılığa karşı konan sınırlamalar şeriattan değil, Osmanlı devlet sistemine özgü lonca sınırlamalarından gelmiştir. Türkçe matbaacılığın gecikmesinde din sebepleri değil, siyasi sebeplerin bulunduğunu görürüz.
Zaten o dönemde yazma kitaplar daha pahalı olsa bile halk sanatsal ve manevi değerinden ötürü yazma kitapları tercih ediyorlardı. Türklerin azınlıklarla eş zamanlı olarak matbaayı kullanamamalarının sebebi olarak teknik yetersizlikler, bu konuda kalifiye elaman eksikliği, kağıt kıtlığı gibi etkenlere bağlayanlar olsa da; eğer Avrupa’daki gibi yeterli bir okuyucu kitlesi ve din dışı bilgiye merak duyan bir zihniyet olmuş olsaydı bütün bu teknik sorunlar aşılabilirdi. Çünkü matbaanın geliştirilip yaygınlaştığı dönem Osmanlı imparatorluğunun en kudretli olduğu dönemdi. Dolayısıyla bu yetersizlikleri çözmesi çok da zor değildi. Ama Avrupa’ya olan kapalılık ne yazık ki bu alanda da kendisini göstermiştir.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.