Düşündükçe..!- Yeri Geldikçe- Recep YÜZÜAK

Düşündükçe üzülüyorum.Üzüldükçe morelim bozuluyor.Morelim bozuldukça da bu dünyanın en güzel yerlerinden biri olan Gelibolu’dan çekip gitmek istiyorum.
Yıllarca hep gitmek istedim.Amma beni bu topraklara bağlayan çok büyük bir bağ vardı. Yaşamım boyunca hep onu arkamda hissettim. En zor günlerimde, akıl almaz bir biçimde elimden tutup o zor günlerin karanlığından beni çekip alan DEDEM RECEP’TEN ayrılamadım.
Plevne’de babası şehit olan, kendisi de seferberlikle beraber cepheye koşan ve kahraman 57.Alay’la sırt sıta kahramanca savaşan 27.Alayda, 25 Nisan 1915’ten 8 Ağustos 1915 Arıburnu Savaşı’na kadar cepheden cepheye koşan ve 8 Ağustos Anafartalar Savaşı’nda Arıburnu’nda şehit olan Recep Dedem’den ayrılamadım.
Gitsem giderdim çok fırsatım oldu ama hep içimden bir güç onu bırakmamamı ondan ayrılmamamı söylüyordu.Sonra her gün kim ona bir Fatiha okurdu.Her hafta en az 2-3 kez o topraklardan kırık kalple geçerken ona ve onunla beraber şehit olan 59 bin aslanın ruhuna kim amin derdi.Durdum işte.
İki kez kazada pert olan otomobilden beni burnum kanamadan elimden tutup çeken oydu çünkü..
Peki neden kızıyorum ve üzülüyorum.Neden olacak, 1956 yılından bu yana geçen 66 yıldır, nedir bu Gelibolulunun talihsizliği..
1956’dan beri bir esnaf çocuğu olarak, Gelibolu’nun en büyük kahvelerinden biri olan babamın kahvesinde ona yardım ederken ve okul yıllarımda dinlediklerimden gördüklerimdendir..
1957 seçimlerinden sonra azgınlaşan Demokrat Parti’nin Vatan Cephesi Sarhoşlarının azgınlıkları, ardından 1960 darbesinin hengamesi , sonrasında Adalet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, MSP’nin Cumhuriyet kazanımlarına olan öfkeleri, CHP’nin dev yol, dev sol ve magaculuk bozuntusu gençlerince işgali, ardından gelen darbe teşebbüsleri ve 1980 İhtilali rezaleti..
1980 sonrası yaşananlar, 20 yıl partilerin bir türlü Demokrasi kültürlerini özümleyemeyip, birbirlerini yemek için, karalamak için savaşımları, tam ikibinli yılların başında demokrasi geliyor derken , halkın sorunlarına halkın içinden gelen gençleri iktidara geldi derken ABD’nin desteğinde FETÖ faciasının yaşanması ve buna karşı umut olacakların FETÖ’ya sahip çıkmasıyla yaşanan 15 Temmuz faciası.
Nasıl bir dünya bu..?
Dememek için, ya da “kanla canla” kurulan bir Cumhuriyet’in nerelere sürüklendiğini gördüğünüzde nasıl ÇOK İYİ diyebilirsinizki..
Peki bunlar yurtsal olaylar;
“Gelibolu’da nereye kaçacaktın be adam..?” diye sorabilirsiniz..?
Elbette yurtdışına gitmeyi hiç bir zaman düşünmedim ama gözlerimin görmeyeceği, kulaklarımın bütün bu olayları duymayacağı bir yerlere kaçmayı çok istemişimdir..
Bakın şimdi Gelibolu’ya..? Birde dönün bakın Lapseki’ye , Ezine’ye, Biga’ya, Yenice’ye, Ayvacık’a bu ilçelerimizden Gelibolu’nun ne eksiği var..?
Tarihi mi, coğrafyası mı, kültür seviyeleri mi hadi siz söyleyin ne eksiği var Gelibolu’nun.?
Neden bu iktidar bu ilçelere sağanak, sağanak hizmetler yağdırırken burada yaşayan kışın 45 bin yazın 100 bin insanın ne günahları var .Akadaş .?
Ezine’ye Organiza Sanayi, millet bahçesi, hükümet sarayı, belediye konağı, en uç sokaklarına bile alt yapı, parke yollar, doğal gaz ve saymakla bitmeyecek hizmet atanırken, bizim köylerimize giden doğru dürüst bir tek yolumuz yok.
Üç yıldır köprü yapacağız diye oymadık yer bırakılmadı.Her yer taş ocağı oldu.Bereketli araziler yüksek gerilimli elektrik direkleri ve dere kenarları yüzbinlerce ton kara çamur millerlen dolduruldu.Yol mütehhitlerine yol yapılacak diye iki yıldır köylerde yol kalmadı.
Allah aşkına, bu adamlarda vicdan yokmu.? Anladık kuldan korkmazlar yüreklerinde Allah korkusu yok mu.?
Çimendere sınırından kaleatına iki yıldır yollar delik deşik.Ocaklı, Yeniköy, Kavaklıtepe, Fındıklı, Değirmendüzü yolları iki yıldır kalbura döndü.Hala işimiz bitince yapıcaz diye milletle alay ediyorlar.Vatandaş traktörüne ön takım, otomobillerine amortisör dayandıramıyor.Utanmadan , sıkılmadan, yüzleri kızarmadan köylülere soğan tohumu, ıspanak tohumu gönderip adeta insanlarla alay ediyorlar..
Akadaş, biz de istiyoruz.Ezine’de, Biga’da, Yenice’de, Lapseki’de ne varsa bizde istiyoruz.
Biliyormusunuz 7 şiddetinde bir deprem olsa Gelibolu Hükümet konağı çökecek ama sizin umurunuzda mı? Sonuçta ölenler ölür , kalan sağlar bizimdir dersiniz.Tıpkı bugün hergün bir uçak dolusu insanımızın öldüğü gibi güler geçersiniz.
İşte bunları gördükçe çok üzülüyorum ve neden böyle deyip, cevabını akıl ve mantık yoluyla bulamıyorum.ET-ME-YİN bize akadaşlar ET-ME-YİN..
Burası en eski Osmanlı toprağıdır. Vallahi, billahi bu toprakların şehrine yaptığınız ayırımcılığı Allah’ta affetmez. Çünkü bu topraklar 59 bin şehidin kanıyla sulanmıştır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.