Özacar’la Bir Sohbet (2)

Şimdi bazı aklı evveller;
Eee! Ne olacak? Bu dünkü yazıyla Özacar ne münasebet diyenler olacaktır.
Şu münasebet:
Ben Özacar’ın o belediye meclis listesine nasıl, kimlerle papaz olunarak girdiğini, rahmetli babası Hasan abinin kimlerle ne mücadeleler yaptığını ve de merhum Rahmi abiyle, Güneyli ’de benim yazlıklarda neleri konuştuklarımızı yazmayacağım. Çünkü ne babası ne de Rahmi abi hayatta değiller, onları rahatsız etmenin terbiyesizliğine lüzum yok. Mustafa’ya karşı âdeta savaş verenlerin de çoğu bugün hayatta değiller.
Derken, sabah oldu erken!..
Mustafa’cık oldu belediye meclis üyesi
Aylarca, onunla başkanın arasını bozmak için, bu adamlar ne ahlaksızlıklar yaptılar yazsak kitap olur.
İki yıl sonra Rahmi Abi;
Sedat’ı da, Ahmet’i de, çevresini saran beyleri de, emeklileri de anlayınca, Mustafa‘nın kıymeti anlaşılmaya başladı.
Mustafa projeler üretiyordu. Alt yapı diyordu, üst yapı diyordu. Bugüne kadar konuşulmayan konular konuşuluyordu. Plan, proje, teknikten bahsediliyordu artık. Mustafa’ya güvenmeye başlayan Rahmi Abi, onun ürettiklerinin ciddi projeler olduğunu görmeye başlamıştı.
Mustafa, artık söz sahibi olmaya başlamıştı. Onun önerileriyle, projeleriyle belediyede güzel işler yapılıyordu. Kumsal Restoran, Emek Caddesi, Belediye İş Merkezi gibi kalıcı işlerde onun imzası vardı.
Bir gün rahmetli babam elinde bir kâğıtla yanıma geldi. Bak, belediyeden bu kâğıt geldi, ne diyor, dedi.
Aldım, okudum, yazıda annemin içinde (tapusunda) hissesi bulunan dedemin evinin acilen yıkılması, çevreye tehlikeli olmaya başladığı, eğer 5 gün içinde yıkmazsak, belediyenin yıkacağı ve yıkım masraflarını bizden alacağı yazıyordu. (ev, Gölcük Caddesi’nde, halen tarihi eser diye geçen yıkılamayan Ahmet Nalbant’ların büyük dedesinin karşısındaki evdi)
Aldım yazıyı, babama; ben gider öğrenirim baba, diyerek çıktım belediyeye.
Belediyede sordum, başkan nerede dedim. Yok, Çanakkale’de dediler. Bunu sen Mustafa Özacar’a sor, o imar komisyonunda, o bilir, dediler.
Girdim gösterilen kapıdan içeri, Mustafa Özacar önünde projelerle bir masada oturuyordu.
-Hoş geldin abi
-Hoş bulduk Mustafa, bak şu kağıda, ne demek isteniyor pek anlayamadım, dedim. Kağıdı uzattım, aldı baktı, baktı ve;
-Abi annenin hissedarı olduğu bu ev boş, duvarlarında çatlaklar var, kapısının önündeki merdivenlerde oynayan çocuklar için tehlike arz ediyor. Bu yüzden yıkılmazsa, yarın başımız ağırır, yıkın yoksa biz yıkarız, parasını da belediye sizden alır, dedi.
-Peki bu bina tarihi eser, nasıl yıkacağız, bu sefer de onlardan ceza yiyeceğiz.
-Bir şey olmaz, biz tehlike görmüşüz bir rapor yazarız bir şey olmaz, dedi.
Gittim eve, ertesi günü topladım 5 teyzeyi yan yana, koydum başlarına oğlan kardeşleri dayıyı anlattım. Öyleyse yıkalım, dediler.
Gittim belediyeye verin bir yazı yıkacağım, dedim. Yolladığımız yazı yeter, yık sen, temizle yeri soran olursa biz yazarız abi, dediler.
Şimdi, soruyorum sevgili Mustafa’ya. O günkü kanunla bugünkü kanun değişti mi? Bu binalar insan can güvenliği bakımından tehlike arz etmiyor mu?
Bu binalar yıkılarak bugün bir cana mal olursa bunun hesabını kim verecek?
Belediye mi?
Vatandaş mı?
Yoksa, Anıtlar Kurulu mu?
Hadi be Mustafa, o günkü cesaretini bugün de göstersene!..
Bilmiyorum, neler oluyor bu şehirde?..
Nerede bu şehrin, ŞEHRİ EMİNİ?
Biri bize anlatsa da, bizim de bu koca kafalarımız şu işi bir anlasa!
Bu binaların yanında o evin o günkü halini düşünüyorum da. İnanın, 5 şiddetindeki depremde bile yıkılmazdı. bakın şu ucubelere, hem Gelibolu’nun güzelliğini bozuyorlar, hem de her an bir cinayeti işlemeye hazırlar.
Her ne hikmetse kimsenin kılı kıpırdamıyor. Feribot terminalinde tık yok, tepemize düşecek binaların sahibi yok. Su gitmeyen köylerden sorumluların haberi yok, icraat yok.
Şehrin sahipleri, yöneticileri, amirleri hepsi sanki tatile gelmişler gibiler. Tatilin tadını mı çıkarıyorlar, milletin canını mı çıkarıyorlar?
Var mı bir bilenimiz?
Sayın Valimiz bunların cevabını son il koordinasyon toplantısında çok güzel verdi de, acaba kim ne aldı?
Ben çok merak ediyorum, mesajı alan var mı?

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.