PARTİLER, ADAYLAR VE SEÇİM ATMOSFERİ! (2)

3 yıl boyunca borçlarla boğuşurken bir yandan da;
“Ben yaptım oldu!” türünde yapılan birçok işin düzeltilmesiyle uğraşıldı.
Katı Atık toplama sahası yapılmış İller Bankasına nilyonlarca lira borç bırakılmıştı. Ama, inşaatın yapıldığı alan Tapu tahsisi bile yoktu. Bu yeri resmileştirebilmek için, tapu tahsisi alabilmek için tam git gel ANKARA 4 yıl uğraşıldı.
Modern mezbaha yapılmıştı. Yerin tapusu yoktu, binanın işlerliği için ruhsatı bile yoktu. Nitekim Tarım Bakanlığı;
“Burada kesim yapılamaz!” dedi ve kapattı. Ama maalesef bu yerin de İller Bankası’na deste deste milyonluk borçları kapıda duruyordu. Ve onlar da ödeniyordu.
Bütün bu borç batağına rağmen Gelibolu gibi bir önemli sahil kentinin çok büyük bir eksiği vardı.
Şehrin kanalizasyonu denize deşarj oluyordu. Oysa; doğasıyla, tarihiyle övündüğümüz kentimizde ciddi bir noksan vardı.
“Atık Su Arıtması” tesisimiz yoktu.
Bu ne demekti?..
Denizlerimiz kirlilikten kurtulmuyordu.
Tüm alt yapının böyle bir tesise bağlanması gerekiyordu. Bunun için de tüm kentin alt yapısı elden geçirildi ve 11 milyon TL’ye Kavaklıtepe yolu üzerine Atık Su Arıtması yapılarak hem denizlerimiz kurtarıldı, hem de şehir gerçekten 75-100 yıllık bir alt yapıya kavuşturuldu.
Alt yapılar sadece kanalizasyonlarla değildi. PTT hatları, elektrikler ve tüm su şebekeleri değiştirilerek toprak altına alınıyordu.
Peki Gelibolu’nun 4/5 kazılırken üst yapı ne alemdeydi.
Bunun için de tüm alt yapısı değişen yollar en az 50 yıl kullanılabilecek şekilde parke taş ile döşenerek şehrin çok büyük bir bölümü altıyla üstüyle tamamlanıyordu.
2014 yılına gelindiğinde maalesef 2009’da vaadedilenlerin ancak beşte ikisinin gerçekleştirildiğini görüyoruz.
Kısacası, 2009-2014 arası borç ödeme ve iflas etmiş olan başta su şebekesi, alt yapı (kanalizasyon-PTT- elektrik) gibi hizmetlerin yarısını yaparak geçti.
Borçlar kontrol altına alındı. Bir ay maaş ödeyemezler denilen belediyede hiç bir ay aksamadan maaşlar ödendi.
İller Bankası’na yapılan borçlar ödenirken piyasaya olan 175 milyon borç da ödendi.
Yeni yerleşim alanlarındaki tüm yollar ile yeni açılan yollar birbiri ardına yapılırken ancak 2014 yılının 2. yarısına gelindiğinde başta Altın Gerdanlık Projesi olmak üzere yatırımsal sosyal tesisler yapılmaya başlandı.
Bu arada 5 önemli park bahçe, sporun gelişmesine yönelik sportif çalışmalar, sosyal belediyeciliğe dönük çalışmalar ile kültürel etkinlikler 2017 yılından itibaren artarak hızlandı.
Özacar’ın en önemli etkinliklerinden ikisi de şu oldu: Camiler ve Okullara olan hizmetleri. Tüm okulların müdürlerinin siyasal olarak kendisine karşı tavırlı olmalarına rağmen hiç bir okulun talebini geri çevirmedi.
Her hafta camiler, bahçelerine varınca silinip süpürüldü, yıkandı.
Özacar, 2017 yılında ancak ciddi yatırımlara girebildi. Kentin sosyoekonomik yapısına canlılık getirebilecek yatırımlara para bulabilir hale geldi. Onun için 2009-2014 çıraklık, 2014-2019 kalfalık dönemiydi.
Bu dönemin kendisi için ustalık dönemi olduğunu söyleyen Özacar’ın; 2019-2021 yılları arasında sunacağı en büyük yatırımların başında, tüm işlemleri oluşturulmuş olan ve parası hazırlanarak bankaya yatırılan KAPALI PAZAR YERİ başta olmak üzere, yeni hazırlanan ve ihale aşamasındaki otogarajı, gençlik merkezi (eski kütüphanenin olduğu yer), Çokal Dereye kadar olan sahil (Altın Gerdanlığın devamı), Çamlık Piknik Alanının düzenlenmesi ve Pazaryeri Meydan Düzenlemesi, Alaaddin Mahallesi’nde başlatılacak olan yenileme kentsel dönüşüm çalışmaları başta olacak.
Özacar’ın bize göre tüm bunları yapabilmesi için en önemli yapacağı iş, meclis kadrosunu yenilemesi olmalıdır.Sızan haberler doğruysa 2019 meclisinde bugünkü kadrolardan sadece 2 kişinin olacğaı, diğer meclis üyelerinin 2019’da dinlenmeye geçecekleri dillendiriliyor.
Yine sızan haberlere göre, genç, kariyerli bir kadro kuracağı dillendirilen Özacar’ın kadrosunda; bir avukat, bir ziraat mühendisi, bir sanayi sitesi temsilcisi, bir emekli memur, bir öğretmen, bir işçi temsilcisi, bir bayan ve bir iş adamından bahsediliyor.
Tabii bunların dışındaki eski meclise ağırlıklı bir kadronun da Özacar’a, 2004’teki Cihat Bingöl’ün yaşadığı meclis felaketi gibi sonuç getirebileceğini görüp göremeyeceği son günlerin en çok konuşulanları arasında.
Meclisine göre oy alacağını söyleyen vatandaşların kanaati ise şöyle:
Özacar’a “EVET” ama bu meclisin onda dokuzuna “HAYIR” diyorlar. Bu konuda CHP yönetiminin de aynı şekilde bir görüş içinde olduğu sızan haberlerde…

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.