18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi

18 Mart Çanakkale Deniz Zaf eri nedeniyle Recep Yüzüak’ın Çanakkale Destanı Gelibolu Savaşları kitabındaki üçüncü bölüm olan 18 Mart 1915 Deniz Zaferi’ni bugün 2. sayfada yayınlamaya başlıyoruz.
4 gün devam edecek olan 18 Mart deniz zaferi’ni saat saat siz de yaşamak istiyorsanız. Bu dünyanın devleri kabul edilen ve her biri bir çelik kule olan dünyanın en büyük donanması ile o günün zor şartlarında ellerindeki küçücük toplarla bu dev donanmayı nasıl durdurduklarını okuyacaksınız.
Türk mehmetçiğinin bu dev gemilerden yağmur gibi yağan top mermileri altında çoğu toprak ve taştan yapılmış mevziler içerisindeki kahramanlıklarını bir duygu seli içerisinde okuyacaksınız.

O gün hava açık, deniz sakindi. Baharın il ışıklarıyla birlikte, bir keşif uçağı Çanakkale’den Pilot Yüzbaşı Serno kumandasında havalandı.
Uçakta pilottan başka, Deniz Kurmay Yüzbaşı Şınayder de vardı. Uçak hava ışırken Bozcaada çevresindeki onlarca dev geminin sancakları parlayarak, sakin denizde yakamozlar yapıyordu.
Hava aydınlanırken, gemilerin hareketleri iyice görünmeye başlamıştı. Savaş gemileri, prova düzeninde Çanakkale’ye doğru ağır yol ilerliyordu. Yüzbaşı Şınayder, Pilot Seryo’ya “tamam geri dön” dedi. Uçak vakit kaybetmeden yaptığı gözetimleri müstahkem mevki komutanlığına iletmek üzere geri döndü. Kıyı gözetleme ekiplerinden gelen haberlerde de altısı önde, dördü arkada on savaş gemisinin boğaza girmek üzere oldukları bildirildi.
Saatler 11.00’i gösterirken; en önde Triumph, ardından da Agamemnon, Lord Nelson, Elizabeth, İnflexible, Price George savaş gemileri ile bu gemi grubunu izleyen8 beş torpido da Seddülbahir önünden geçerek Kumkale’ye doğru boğazın önünde bir çizgi oluşturdu.
Şınayder’in raporu da bu sıralarda Müstahkem Mevkii Komutanlığı’na ulaşıyordu. Rapora göre, boğazın hemen dışında 15’i İngiliz, 4’ü Fransız, 19 zavaş gemisiyle, 3 kruvazör, çok sayıda torpido. denizaltı ve yük gemilerinin bulunduğu bildirildi.
Tü mmevzileri, ingiliz ve Fransız gemilerinin boğaza doğru hareketlerini izlerken, bugünün önceki günlerden daha korkunç bir savaşa sahne olacağını anlamışlardı.
Gemiler her günkünden daha çoktular, birbiri ardına Seddülbahir önlerinden boğaza doğru yöneliyorlardı. Türk topçu mevzileri sükunet içinde gemilerin atışlarınıbekliyor, bir yandan da siperlerde son emirler veriliyordu.
En önden giden Triumph, ilk mermiyi saat 11.15’de Halileli sırtlarındaki siperlerimize salladı. Hemen, İntepe’deki bataryalarımızdan atış yapan gemiye cevap gecikmedi.
Bunu 11.30’da Fransızların 4 gemisinin Seddülbahir önünden boğaza geçişleri izledi. 6 İngiliz gemisinin ardından, boğaza giren 4 Fransız gemisi ile birlikte 10 gemi boğaza doğru süzülüyorlardı.
Müthiş bir bombardıman başladı. İngiliz gemileri Tengerdere-Halileli sartlarına kadar ilerleyince, Fransız savaş gemilerdi boğazın tam ortasında hızlanarak, boğaz savaş hattına girdiler.
İngilizlerin bir gemisi Anadolu kıyısını izlerken, bir gemileri de Rumeli kıyılarını yakından izleyerek diğer gemileri ortalarına alarak, boğazın orztasına doğru daldılar. Torpidolar da savaş gemilerinin etrafında adeta dans ederek onları mayınlardan koruyorlardı.
Yanlardan ilerleyen gemiler obüs toplarımızı hedefliyor, ortadaki en güçlü gemileri de merkez bataryalarımızı vuruyorlardı. Müstahkem mevki, derhal obüs bataryalarının, boğazın ortasından ilerleyen bu güçlü gemileri ateş altına alarak, merkez gruplarına karşı etkili atış yapmalarının engellenmesi istendi.
Gemiler ağır yol, Çanakkale’ye doğru ilerliyorlar, Türk topçu bataryaları de sessizce gemilerin boğaza yaklaşmalarını izliyordu.
Saat 14.40’ı gösterirken ortadaki gemiler yoğun bir top atışına başladılar. Hamidiye ve Rumeli Mecidiye Tabyalarına gökten ateş yağdırıyorlardı. Mermiler birbiri ardına tabyaların sağına, soluna inerken topçularımız mevzileri dışındaki gemilerin, sabırla ateş menzillerine girmesini bekliyorlardı. Merkez bataryalarımızı yoğun bir ateş altına alan gemilerin bombardımanları artınca Rumeli, Mesudiye ve Dardanos bataryaları da atışlara başlayarak merkez tabyalarına destek olmaya başladılard.
Boğazın üzeri cehennemi bir hal almıştı. Bir anda havada uçuşan yüzlerce mermi, korkunç sesler çıkararak bataryalarımızın çevresine, içine düşerken 2-3 metrelik dev çukurlar açıyor, bu çukurların içinden havaya fırlayan taş, toprak, kum ve dumandan 8-10 metre havaya yükselerek etrafa saçılırken bataryalarımızdan atılan mermiler de denizde onlarca metrelik suları havaya fışkırtıyordu..
Kulakları sağır eden, etrafı inleten top sesleri Halileli
Sırtları’ndan, Seddülbahir’e ; Kumkale’den, Kilitbahir’e yeri göğü inletiyordu.
Queen Elizabeth‘ten atılan bir mermi Çanakkale’nin içine düşmüştü. Bu dev merminin patlamasının ardından şehir merkezinde korkunç bir yangın başladı.Bu sırada saatler 11:45’i gösteriyordu.
Bu olayın on dakika sonrasında dev gemilerden Agamemnon ile Lord Nelson Savaş Gemileri Rumeli-Mecidiye Tabyasını ateş altına alarak ölüm kusmaya başladılar..
Sabah boğazın girişinden başlayıp,öğlene kadar boğazın ortasına varan ateş topu, boğazı tam bir cehenneme çevirmiştir. Gemiler çıldırmışlardı, İkişerli olup tabyalarımızıateş altına alıyorlar ve aynı anda iki gemi iki bataryamızı bombalarken, bir başka iki gemi de diğer iki tabyamızı çapraz ateşe tutuyordu. Bu arada Fransız savaş gemileri de bu ateş korumaları altında ağır ağır Marmara’ya doğru yürüyorlardı..
Saatler 12:00’yi gösterirken, Kumkale arkasından görünen Weymouth kruvözörü Yenişehir’i bombalamaya başladı. Bu bombardıman devam ederken arkadan gelen iki kruvözör daha bu gemiye katılarak Kumkale’yi bombalamaya başladılar. Triump Savaş Gemisi de Dardonos Tabyamızı bombalıyordu. Dardonos Tabyası merkez bataryalarımıza destek atışlarını yavaşlatmak zorunda kalıyordu..
Bu saatlerde gemilerin yoğunlaşan atışlarından tabyalarımız zararlar görmeye başlamıştı.Rumeli-Hamidiye Tabyamızdan iki topumuz çalışmaz duruma düşüyor. Çimenlik Tabyası cephaneliğine düşen bir mermi barut kartuşlarını tutuşturuyor, Anadolu Hamidiye Tabyasının da kışlası yıkılıyordu.
İngilizlerin önden yürüyen 6 dev gemisinden biri atışlarını Tenger ve Baykuş yönüne, diğeri Elizabeth Anadolu Hamidiye Tabyasına, diğer ikisi de Halileli ile Mecidiyeköy ve Eren Köy’ü bombalıyorlardı. Triumph Savaş Gemisi de Dardonos Tabyasına tüm güçleriyle yüklendiler.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın