GÜZEL ŞEYLER OLUYOR..!

Son aylarda farklı ve güzel şeyler olmaya başladı.Bugüne kadar varlıkları ile yoklukları belli olmayan birçok (STK) dan bazıları üzerindeki ölü toprağını silkindiler ve gerçekten de
güzel işler çıkarmaya başladılar.
Geçtiğimiz yıl başlatılan STK toplantılarından hiç umudu olmayanlar; “Yine havanda su dövecekler! Her zaman olduğu gibi “Lak lakla, geçer sonunda da bir halt çıkmaz.” denirken hiç öyle olmadı.En azından bazı STK’lar, bu toplantılara katılmasalar bile, birşeyler üretmek için, toplumun gelişmesine katkı sağlamak için dernekleştiklerini hatırladılar ve iyi işler yapmak üzere bu kez ciddi adımlar attılar.
Bazı STK’larımız, geçtiğimiz yıllarda da bazı işler başarsalar da, bu son aylardaki gibi ciddi bir kıpırdanmaya biz tanık olmadık.
Kent Konseyi, ilk kez bu yıl farkındalık sergiledi.
Yıllardır kent konseyi vardı.Ne üretti?
Ben defalarca bu konuyu sorguladım, o zaman bu işi üstlenenler,
ben; “ Siz ne yaparsınız?” Dedikçe, dişlerini gıcırdatarak homurdanıyorlardı.
Ben, bu kent konseyinin gelecekte iyi şeyler başaracağına inanıyorum.
Tarih ve Çevre Derneğinin güzel işler çıkaracağına inanıyorum.
Geçtiğimiz hafta yaptığı sosyal etkinliği önemsiyorum.Yaptıkları başarılı işi ayakta alkışlıyorum.
Gelibolu’da “Tarih ve Çevre” kelimelerinin çok büyük başarılarını, her etkinlikte yakalayabileceğine samimi olarak inanıyorum.
Her ikisi de o kadar çok ve geniş biçimde bu topraklarda yaşıyorki…!
5 bin yıllık bir TARİH, Muhteşem bir doğa içindeki ÇEVRE zenginliği neler yapmaz ki.
Tabii, geniş bütçesi olan,Gelibolu Belediyesi’nin Kültür Müdürlüğünce finanse edeceği miktarlara bağlı…
Gelibolu Belediyesinde, bu güne kadar kullanılan ve makam araçlarının bagajlarını dolduran peynir helvası kutuları; tuzlu balık kutuları,mevlevihane tatlısı masalıyla uzun yıllar yutturulan ve belediyeden beslenen Mevlevi Tatlılarını, taşımakla tüketilen yüzbinlerce liralık”AĞIRLAMA GİDERLERİ(!)” son yıllara kadar iyi işlerde kullanılamadıydı.
1984-2009 arasındaki dönem, 2009- 2016 arasındaki dönem ve 2016’dan sonraki dönem olarak belediyenin fasıllarındaki paraları nasıl harcadığına baktığımızda, çok farklı ve lüzumsuz yerlerde yoğun olarak harcandığını görüyoruz.
2016’dan sonra artan biçimde kültür ve sanat destekli harcamaları görmeye başlarsınız.Tabi bu yeterlimidir?
Hayır…?
Bugün hala, incik, boncuk, plaket, hatıra tabloları,uyduruk
Gelibolu Maketlerine verilen paraların yarısı,
kültür sanat hizmetleri için harcansa çok daha değerli
ve önemli sosyal etkinliklere tanık oluruz.
Gelibolu’yu marka yapmaya gerek yok.
O, zaten on numara beş yıldız marka kent.
Sizin yapacağınız ise, sadece bu markayı dünyada
en önde olduğu gibi, ülkemizde de Çanakkale’nin önüne
çıkaracak işleri seçebilsek; milyonları değil binleri harcayarak,
daha çok işler başarmak mümkünken, lüzumu gereken etkinlikleri
iyi seçip onları yapmak olmalıdır…!
Ben umutluyum, gençlerden umutluyum, STK’lardan umutluyum.
Gelecekten umutluyum.Bunu kolay etmemin yolu barıştan geçer.
Gelibolu önce siyasal kavgaları bırakmalı, siyasal barışı getirmelidir.
Bu konuda herkes özverili olmalı, kişisel değerlerini bir yana bırakıp,
toplumsal faydayı ön plana çıkararak ne pahasına olursa olsun barışmalıdır.
Siyasal değerlerimizi önemsemeliyiz, gerçekten yapmak istediğimiz
ciddi işler sıralamasını belirlemeliyiz.
Son 10 yılda yol, su, alt yapı, üst yapı kadar faydalı işler yapılmıştır.
Şimdi artık kültür ve sanatsal değerlere planlama yapılmalıdır.
Gelibolu bu köprü yoluyla artık, ancak ve ancak bir kültür şehri olabilirse kendini kurtarabilecektir.İddia ediyorum her yıl bu marka değeri çok yüksek olan ve çağımızında değerlerine sahip olan bu şehir, kültür şehri olabilirse yılda 1 milyon insana ev sahipliği yapacak güçtedir.
Değerlere sahiptir.
Bu durumda ekonomisi patlayacaktır.
Yaz ve kış farkı aradan kalkacak, turizm halkın ekonomisini de kurtaracaktır.
Şimdi soracaksınız ve örnek isteyeceksiniz?
O kadar çok ki..!
Yeter ki; ne ile bu kenti kaldıracağınıza karar verin ve yeter ki,
kentin ekonomisine çağ atlatacak projeyi bulun çıkartın!
Bunu yapamazsanız, bunu başaramazsanız, bu zengin tarihi, bu zengin çevreyi feda ederseniz köprünün açılışından sonra, çok geç kalmış olacaksınız ve burası tam anlamıyla
“KÖY” olacaktır.
Tamam mı Beyler!?
Gelibolu’da seçimler biteli 5 ay oldu, hizmet yarışı başlamadı.
Rutin işlerle vakit geçiriliyor.Köy yolları tamiratları, üç beş köyün su deposu inşaatı, düğün salonu hepsi önemli de.
Gelibolu’da en büyük noksan partilerin başındakilerin birbirlerine bakışları çok önemli.
Kinle, nefretle geçmişin hesaplarıyla değil, kucaklaşarak sarılmalı ve en iyi hizmeti “BEN!” verdim diyecek avantajı yakalyarak fiyaka yapmalıdır.
Mualefet etmek için değil, hepiniz bu meclislere hzimet için seçildiniz.
Unutmayın, birbirinizin ayağını tökezleyeceğinize, hizmet yarışıyla gönüllere girin.
Sevgiyle, saygıyla, yücelin!
Önümüzde o kadar örnek var ki, muhalefetiyle , iktidarıyla örnek alabileceğiniz liderlere bakın, onların çalıştığı kadar çalışmaya çalışın ve siz de gelecekte
saygı ve sevgiyle anılın.
Kavga ederek, birbirinize çelme atarak değil…!  

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın