Birşeyler Oluyor? Haydi Hayırlısı..!

Son aylarda ülkemde beni şaşırtan şeyler oluyor.En büyük sıkıntı
Biz gazeteciler için “ifade özgürlüğümüzdü.Bizim jenerasyon 1954-1960-1961-1973,1974-1980 ve 1981-1994,1995-2002 ile 2003-2018 yılları gibi 65-70 yıllık bir zaman dilimlerini yaşayarak çok şeyler gördük.
Allaha çok şükürler olsun, bu dönemleri yaşayarak çok şeyler öğrenirken , çokta üzüntüler, kahırlar yaşadık.
“Balkan Savaşı,ardından Kafkas Savaşı,Çanakkale Savaşları ve ardından Kurtuluş Savaşı(İstiklal Savaşı)nı yaşayan bu ülke tam savaşlardan kurtuldum derken 1939’da, ardından 4 milyon insanın yaşamına mal olan ve tüm Avrupa’yı kan gölüne çeviren bir 2.Dünya Savaşı yaşandı.
1877’de başlayıp -1923’e kadar süren Osmanlıyı paylaşma savaşları, bu milleti çok yıpratmıştı.Erkek mevcudumuzun yarısı savaş meydanlarında yok olup eridi.Genç nüfüsumuzdan Plevne’de başlayan 35-40 bin şehidin büyük bir kısım, Rusya’ya esir gönderilince soğuktan ölürken,ardından gelen Trakya Muharebelerinde (Balkan Savaşları) bir milyon beşyüz kişinin göçe zorlanması sonucu, ancak 800-850 bini Anadolu ve Trakya topraklarına ulaşabilmiş, 600-650 bin kişi de yollarda soğuktan, Bulgar- Yunan çetelerinin silahlı saldırıları sonucu ölmüştür.
Hemen ardından başlayan Kafkas Cephesi’nde yine 90 bin kişi Doğu Anadolu’nun -45,-50 derecelik soğuğunda şehit olarak 1913 sonunda genç nüfusumuzdan toplam 750-800 bin arasında gencimiz şehadete kavuşmuştur.
1914 sonunda bunca şehidin verilmesine neden olanlar, yaptıkları hatalarından dersler çıkarmamışlar ve kimi Alman hayranlığı, kimisi de padişahlara yalakalıkları yüzünden,Birinci Dünya Savaşı’na bu milleti en zor gününde sokabilmek için adeta yarışmışlardır.
Çanakkale Savaşları da 59 bin aslanımızın birlikte yeniden büyük bir seferberlikle canlandırılmaya başlatılarak 1923- 1940 arasında ülkemizde şeker fabrikaları, silah fabrikası, çimento,Sivas -Eskişehir vagon, lokamatif fabrikaları, dokuma fabrikaları, şişe cam fabrikası ile sanayileşme hızla ilerlerken tarımda modernleşme başlatıldı.Örnek devlet çiftlikleri kuruldu.Eğitimde büyük hamleler ard arda geldi.1940’ta öğretmen ihtiyacını karşılamak ve bir okuma – yazma seferberliği başlatmak için kurulan Köy Enstitüleri açıldı, öğretmen okulları , üniversiteler, meslek okulları açılarak ülkemizde %10 olan okuryazar oranı 1950 li yıllara kadar % 35-40 lara çıkarıldı.
1950’de çok partili sisteme geçen ülkem insanı, yeni tanıştığı hayatı tam tanımaya çalışırken 1960 ihtilali ardından 1980 ihtilali ard arda gelerek demokratik düzenimizi sekteye uğrattı.
Henüz gelişmeye çalışan demokrasiyi, 20 yılda iki kez kesintiye sokan ihtilaller gelişen genç beyinleri ülkücü- kominist- sağcı- solcu diyerek zindanlarda yok etmeye çalıştı.
1983’te tekrar çok partili hayata geçen ülkem insanı, gecikmeli olarak, yeniden normal demokratik hayata geçti.Özal dönemi, dünyada çok geri kaldığımız iletişimde teknolojiye geçme dönemimizde başlangıcı oldu. Daha sonra 1988-2000 DYP -Demirel-Çiller-Ecevit dönemleri yaşandı.
Ekonomik krizlerin hızlanarak arttığı bu 10-12 yıllık dönem, ekonomiye durgunluk, gerileme getirince 2002 de yeni söylemlerle seçimlere giren Ak Parti’yi iktidara getirmiştir.
Ak Parti ; hızla demokratlaşmayı genişletirken, ekonomiyi canlandırmayı ve modernleşerek ilerlemeyi planlamıştı.
Dünya standartlarına getirmeyi hedeflediği ülkenin önce yollarına önem verdi. Karadeniz’in,Ege’nin ve Doğu Anadolu’nun geçilmez, yürünmez yollarını viyadüklerle, tünellerle delip geçerken, özelleştirme adına ekonominin tamamen kişilerin, yabancıların eline geçmesine neden oldu.
Yabancı şirketler ülkemin stratejik önemi olan kurumları satın alarak ve 10 senedir durmadan el değiştirerek milyar dolarlar kazanırken ülkem insanlarında fikir anlaşmazlıklarına neden olurlar.
>> Yazının Devamı Yarınki Sayımızda  

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın