KUŞÇU DEDE’NİN ÖYKÜSÜ (2)- Recep YÜZÜAK – Yeri Geldikçe

Kuşçu Dede Gelibolu’da sembol bir esnaftı.Herkes O’nu severdi ve yardım ederdi.Bugünkü Kapalı Çarşı’nın olduğu yerde ki dükkanların önünde koyduğu kuş kafesindeki kuşlarına , tavşanlarına niyet çektirerek, günlük geçimini sağlardı.Rahmetli , merhum Celal Bayar’ın Gelibolu’yu yanlış bilmiyorsam 1958 ya da 1959 yılındaki ziyareti sırasında Etrüks Gemisi’nden inip iskeleden meydana doğru yürürken önüne geçip;
“Ben gaziyim. Yemen’de, Hicaz’da savaştım ama başımı sokacak bir evim bile yok.Bakın kızım doğdu bir evimiz yok.Bana küçük bir başımızı sokacak kulübe olsun yapın Cumhurbaşkanım.!” deyince kendisine Fener’den Çilehane’ye inen bayırın kıyısına bir ev yapıldı.Ondan sonrada bir daha rahmetli ölünceye kadar eşiyle, çocuklarıyla orada yaşadı.Kuşçu Dede’nin ilk çocuğu kızıydı.O’nun ardından 1960 yılında Mehmet doğmuştu.Ben kendisine giderken aldığım hediyelerle gittiğimde hanımı çok sevinmişti.
Evin önünde oturduk, sohbetimiz sırasında küçük kız çevremizde dolaşırken Mehmet’te anasının kucağındaydı.Uzunca sohbet ettik.Nerede savaştığını , nasıl esir düştüğünü iki saate yakın anlattı.
Mehmet için şunu söylüyordu.Allah’tan bu sefer oğlan çocuğu istedim.Allah beni geri çevirmedi. Adını da Mehmet koydum dedi.
Babanızın adı mı Mehmet dedim ;
“Hayır Mehmet demek Mehmetçik demektir.”dedi.
Peki neden Mehmetçik anlamında koydun baba dedim.O’da bana, oğlumun adını Mehmet koydum ki O’da bu millete asker olsun dedim.
Hindistan’da kaç yıl kaldınız?” diye sorunca da 3 yıl kaldım dedi.
Kaç yaşında esir düştünüz dedim. Önce askerdim işte dedi ısrar edince de 25- 26 yaşındaydım dedi.
Hemen hızlı bir hesap yaptım.1914 Yemen- Osmanlı Savaşı’na katılsa doğumunun 1889-1891 doğumlu olabileceği ortaya çıkıyordu.1962 yılında bu röportajı yaptığımıza göre o zamanda tam yaşı 73- 75 arasıydı. Tabi saç sakal uzun, kaşlar kalın gözlerini kapatacak şekilde tam bir pir-i fani görünümlüydü ama yaşının da anlattığı gibi 102-103 olması mümkün değildi..
Gerçeği söylemek gerekirse, ben tam bir hazine bulmuştum.Oradan hızla vedalaşarak ayrıldım ve bana tam inandığı sırada oradan uzaklaştım.
Yanından ayrılırken bende kendisine kahramanlıklarından dolayı methiyeler dizerek vedalaştım.
Doğruca eve giderek yazacağım haberin başlığını düşünmeye başladım.Bulmuştum da;
“102 Yaşındaki Kuşçu Dede’nin İkinci Çocuğu da Oldu”
Gelibolu’da Kuşçuluk yapan Yemen Gazisi Kuşçu Dede’nin ikinci çocuğu oldu haberi ile ilgili olarak habere şöyle girdim;
100 yaşında ilk çocuğunu da kucağına alan Kuşçu Dede kızının doğduğunda hayretler içinde kalmıştım ve O’nun içinde adını Hayret koydum.”dedi.İki yıl sonra ikinci çocuğunun da hep erkek olması için dualar ettim diyen Kuşçu Baba O’da erkek doğunca adını Mehmetçik koydum, vatana asker olsun , benim gibi cepheden cepheye koşsun diyordum.
Baştan giriş zor olsa da , bu hikayenin girişi tamamlanmıştı.Gelişme bölümüne inandırıcılık katarak fotoğraflarla da sonucu tamamlayınca hemen evdeki telefona satılarak Akşam Gazetesi yurt haberleri şefi daha sonra kendisinden çok şeyler öğrendiğim hocam Bilgin Peremeci ‘yi arayarak haberi anlattım ve hemen geç dedi.
Resimler şahaneydi. Çocuk kucakta, hanım ve Kuşçu Dede yan yana herşey dört dörtlük olmuştu.Ertesi günü Akşam’ın birinci sayfasında, haber iki resimle beraber başlık altı yayınlanıyordu.
Yarın; Kuşçu Dede’nin gerçek yaşı ve Doktor Kerim Özacan’ın babası emekli yarbay İbrahim Özcan’ın anlattıkları..?

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.